
Pazartesi Sendromu :)
Oturdum ekranın karşısına Pazartesi yazısı yazayım dedim.
Pazartesi sendromuna karşılık.
Panzehir misali olsun hani :)
Aslında ben eskiden Pazar akşamlarını ve akşam üstlerini de sevmezdim.
Okul vardı...ertesi gün...Pazartesi.
Hatta belki de matematikten ya da ingilizceden sınav da olacaktı.
Offf!
Sıkıntı üstüne sıkıntı.
Ne Pazar akşamının sevimsizliği ne de pazartesinin soluk yüzü bizi etkilemeli. Her şey bizde bitiyor ve de başlıyor. Bazı arkadaşlarım yaşadıkları şehirleri sevmiyorlar, gitmek istiyorlar başka şehirlere. Başka şehirlere giderken de kendimizi götürüyoruz. Mutluluk ya da mutsuzluk hepsi kendi içimizde. Bilemezsek nasıl mutlu olacağımızı ve göremezsek ihtimalleri. Hep ıskalarız hem de her dafasında. O yüzden her şeye rağmen hem de pazartesilere rağmen mutlu olabilmeye çalışmalı...küçücük de olsa...birazcık da olsa. Çünkü ya hiç olmazsa ?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder